ÜLKEMİZDE İNTERNET

Türkiye’de İnternet ve Genişbant Çalışmaları

İnternete bağlı nüfus, 2000’li yılların başında dünya nüfusunun artışına paralel olarak ilerlemekteyken son on yıl içerisinde bu artış oranının ivmelendiği görülmüştür. 2016 verilerine göre dünya üzerindeki internet nüfusu yaklaşık 3 milyar seviyesine ulaşmıştır (Şekil 1).

Şekil 1: Dünya ve İnternet Nüfusunun Yıllara Göre Artışı [1].

İnternet kullanımının yaşa göre dağılımına bakıldığında, 2016 yılı için OECD ortalamasının, 16-24 yaş aralığı için yüzde 96,5, 55-74 yaş aralığında ise yüzde 62,8 olduğu görülmektedir (Şekil 2). Genel olarak genç neslin interneti yaygın bir şekilde kullandığı, ancak orta ve ileri yaşlarda kullanım oranının düşük kaldığı söylenebilir. Türkiye, Meksika ve Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerde ise iki nesil arasındaki farkın çok geniş olduğu, tüm kullanıcılar açısından bakıldığında da internet kullanımının daha da yaygınlaştırılması gerektiği anlaşılmaktadır. OECD’ye göre internet kullanım oranlarındaki değişkenliğin yaş dışındaki başlıca sebepleri, eğitim düzeyi ve gelir seviyesidir. Bu bağlamda, eğitim düzeyi ve gelir seviyesinin artması ile internet kullanımının da artacağı söylenebilir [1].

Şekil 2: Ülkelerde İnternet Kullanıcılarının Yaşlara Göre Dağılımı [1].

TÜİK tarafından 2016 yılı Ağustos ayında yayınlanan “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması”na göre, Türkiye genelinde internet erişimine sahip hanelerin oranı mobil genişbant abonelikleri dâhil 2016 yılı Nisan ayında %76,4 (sadece genişbant bağlantı oranı %73,1) olmuştur. Diğer bir ifade ile internet erişimi olmayan hanelerin oranı %23,6 seviyesinde olup, yaklaşık 22,2 milyon hanenin6 5,2 milyonunda internet erişimi olmadığı anlaşılmaktadır. TÜİK verilerine göre, evden internete erişimi olmayan hanelerin %59,0’ı evden internete bağlanmama nedeni olarak internet kullanımına ihtiyaç duymadıklarını, %29,4 ise interneti başka yerde kullanıyor olmasını, %28,6’sı ise ücretlerin yüksek olduğunu belirtmiştir.

Kalkınma Bakanlığı tarafından 2013 yılında yayımlanan SEGE verilerine göre Türkiye’de iller sosyoekonomik gelişmişlik düzeyine göre sıralanarak 6 kademeye ayrılmıştır. SEGE verilerine göre 6 kademeye ayrılan iller ikişerli gruplar halinde birleştirildiğinde ortaya çıkan dağılıma ilişkin harita Şekil 3’de gösterilmektedir. Birinci grup iller gelişmişlik düzeyi yüksek iller olup, genişbant abone yoğunluğu bakımından da genel olarak Türkiye ortalamasının üstünde yer almaktadır. Aynı zamanda birinci grupta yer alan illerdeki hane sayısı ülke genelindeki hanelerin %60,1’ine karşılık gelmektedir. İkinci ve üçüncü grup illerdeki hane sayılarının tüm hanelere oranı ise sırasıyla %24,1 ve %15,8’dir. İşletmecilere ait altyapıların çok büyük oranda birinci gruptaki illerde çakıştığı, diğer gruplardaki illerde ise çakışma oranlarının ihmal edilebilecek düzeyde olduğu varsayılmaktadır. Hesaplamalar, ikinci ve üçüncü grup iller için işletmecilere ait mevcut fiber altyapısının aynı anda her hanede bulunduğu ve aynı anda hiç bulunmadığı durumlara ilişkin varsayımlar dikkate alınarak yapılmıştır. Tüm iller için yapılan değerlendirmelerde, köyler hariç tutulmuştur.

Şekil 3: SEGE'ye Göre İllerin Sınıflandırılması [2].

Bu veriler ışığında, ülkemizde genişbantın geliştirilmesi için genişbant altyapılarının yaygınlaştırılmasına, sektörde rekabetin arttırılarak fiyatların düşürülmesine ve hizmetlerin kullanımının arttırılmasına ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. OECD ortalaması ile ülkemizi karşılaştırdığımızda, ülkemizin sabit ve mobil genişbant yaygınlığında ortalamaların altında kaldığı görülmektedir. Ayrıca, sabit internet teknolojilerinin durumuna bakıldığında kablo ve fiber yaygınlığının yeterli olmadığı ve bölgeler arasında uçurum olduğu görülmektedir. Ülkemizde halen pazarın büyük çoğunluğu xDSL hizmetinden oluşmaktadır. Bu nedenle, geleceğin teknolojisi olan fiberin ülke çapında yaygınlaştırılabilmesi için altyapıya yapılacak yatırımların kolaylaştırılmasına ve talebin canlandırılmasına ilişkin tedbirlerin alınması gerektiği görülmektedir [2].

Genişbant genel hatları ile dijital ortamda yüksek kaliteli ses ve video gibi daha çok veri aktarımına ihtiyaç duyan uygulamalarda kullanılan yüksek hızlı ve kesintisiz erişim olarak tanımlanabilmektedir [3]. Genişbant ulusal planlarda genişbant fiber altyapı yatırımları ve şebeke paylaşımları en önemli konuların başında gelmektedir. Yeni nesil genişbant fiber altyapı yatırımları farklı ülkelerde farklı modellerle yapılmaktadır. Ülkemizde genişbantın geliştirilmesine yönelik yapılan çalışmalar aşağıda sıralanmıştır.

Sabit Genişbanta Yönelik Mevcut Düzenlemeler ve Projeler Mobil Genişbanta Yönelik Mevcut Düzenlemeler ve Projeler Engelli, Gazi ve Şehit Yakınları ile Düşük Gelirli ve Sosyal Desteğe İhtiyacı Olan Gruplara Yönelik Mevcut Düzenlemeler

Engellilere Yönelik Yürütülen Projeler Ulusal Genişbant Stratejisi Ve Eylem Planı (UGSEP)

Ülkelerin genişbant strateji raporları, Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi (WSIS-World Summit on the Information Society) sonuç bildirgeleri, AB’nin 2020 hedefleri ve bu çerçevedeki ülke uygulamaları, ülkemizin Hükümet Programları, 10. Kalkınma Planı, elektronik haberleşme mevzuatı ve ülkemizdeki ilgili tarafların görüşleri kapsamda hazırlanan UGSEP, 3 stratejik amaç altında yer alan 25 eylemden oluşmaktadır. Belirlenen stratejik amaç altında yer alan eylemlerin hayata geçirilmesi ile 2020 ve 2023 yılı genişbant hedeflerine ulaşılabilecek ve bu sayede nihai hedef olan “HER YERDEN, HERKESE GENİŞBANT” ana hedefine varılması amaçlanmaktadır.

1. Stratejik amaç: Genişbant arzının oluşturulması 2. Stratejik amaç: Genişbant talebinin oluşturulması 3. Stratejik amaç: Hem genişbant arzının hem talebinin oluşturulması

Kaynakça
Mutahhara Kuran